…
Esmerce ve koca kafalı olan genç ayakkabısını bağladı ve bağcıklarını ayakkabının içine soktu.Ancak bunu yaparken önden giden uzun boylu ve sarışın aynı zamanda hafif şişmanca 2 arkadaşına yetişmeye çalışıyordu,bu yüzden emeline istediği gibi ulaşamadı.Merdivenlerden indi,apartıman boşluğu nasıl da sıcaktı,jeyotermal bizim sokağa gelmeli diye iç geçirdi.
Dışarı çıktı ilk paragrafta tasvir edilen arkadaşları ceplerini yokluyorlardı,eksik olan birşey olmamalıydı;kalem,kupon,bülten… Herşey tamamdı bu 3 gencin yüce amacı için ancak bu yüce amacı keyifli bir hale getirebilmek için birşey eksikti.
Oldukça uzun boylu ve kalın kaşlı olan genç apartımanın ziline bastı 5 dakika önce ayrıldıkları konuttan birinin duymasını dilercesine.Ardından pıfft,pzzıfıt sesleri ardından yanıt geldi ve genç şunu söyledi:
“-Çay suyu bırak! “
Telefonun ucundaki bilinç buna bir anlam veremedi ve emin olun ki bunu duyan diğer bilinçler de ona destekçiydi.Ardından yeniledi uzun boylu,fırça kaşlı genç:
“-Çay suyu bırak! “
Anlamsızlık yenilenmişti,yeni bir boyut kazanmıştı,gelişen beyinlerin daha önce hiç karşılaşmadığı bir boyuttaydı anlamsızlık.Ardından sarışın ve hafif şişmanca genç bu şifreyi çözdü ki şu cümleyi megafona sarf etti karşıdakinin anlaması umuduyla :
“-Çay suyu koy kızım…”
Evet megafonun ucundaki ses anlamıştı,ne denmek istendiğini.Artık hiçkimse eskisi gibi değildi;koca kafalısı,şişmanı,uzunu,fırça kaşlısı… Yüzlerinde bir mutluluk ifadesi ve aniden patlayan sırıtma nöbetleri,artık bu kazanım hiç unutulmayacaktı.